Kedi sahipleri için eksiksiz aşı rehberi: Yavru ve yetişkin kedilerde hangi aşılar zorunlu, hangileri yaşam tarzına göre öneriliyor? Veteriner hekimlerin güncel protokollerine göre kedi aşı takvimi ve dikkat edilmesi gerekenler.
Kedilerde aşılama, kedinizin sağlığı açısından oldukça önemlidir. Aşılar, kedileri ölümcül viral hastalıklardan korumanın en etkili ve ekonomik yoludur. Aşılama sayesinde hem bireysel hayvan sağlığı korunur hem de toplum içinde bulaşıcı hastalıkların yayılmasının önüne geçilir. Kedilerde aşı uygulamaları, köpeklerde olduğu gibi çekirdek (core) ve çekirdek dışı (non-core) olarak iki ana gruba ayrılmaktadır.
Kedilerde aşılama programları, yavru kedinin annesinden ayrılma vakti, kedinin ırkı ve karakteristik özelliklerine göre değişiklik gösterebilmektedir. Ayrıca kedinin iç mekanda mı yoksa dış mekanda mı yaşadığı, başka kedilerle temas edip etmediği gibi faktörler de aşı seçimini doğrudan etkiler.
Kedilerde ülkemizde kanuni olarak yapılması zorunlu olan tek aşı, köpeklerde olduğu gibi kuduz aşısıdır. Ancak kedinizin sağlığını riske etmemek adına tüm temel aşıların zamanında yapılması büyük önem arz etmektedir. Yavru bir kediye yapılması gereken 3 temel aşı bulunmaktadır. Bunların dışında risk grubuna bağlı olarak önerilen ek aşılar da mevcuttur.
Karma aşı, kedilerde en önemli çekirdek aşıdır ve tüm kedilere yaşam tarzlarından bağımsız olarak yapılması önerilir. Bu aşı, birçok ölümcül viral hastalığa karşı aynı anda koruma sağlar.
Karma aşı içeriğinde bulunan etkenler ve koruma sağladığı hastalıklar şunlardır:
Rhinotracheitis (Feline Herpesvirus - FHV-1): Kedilerin üst solunum yolu enfeksiyonlarının en yaygın nedenidir. Bu virüs, özellikle yavru kedilerde ve stres altındaki yetişkin kedilerde ağır seyreder. Belirtileri arasında yüksek ateş, hapşırma, burun ve göz akıntısı, konjonktivit (göz iltihabı), iştahsızlık ve halsizlik bulunur. Virüs, ömür boyu taşıyıcılık yapabilir ve stresli dönemlerde yeniden aktif hale gelebilir.
Calicivirus (Feline Calicivirus - FCV): Kedilerde üst solunum yolu enfeksiyonlarının bir diğer önemli nedenidir. Rhinotracheitis'e benzer belirtiler gösterir ancak buna ek olarak ağızda ve dilde ülserler (yara) oluşumuna neden olur. Eklemlerde geçici topallık, zatürre ve nadiren de olsa sistemik enfeksiyon gelişebilir. Calicivirus'un birçok farklı suşu bulunmaktadır ve aşı tüm suşlara karşı tam koruma sağlamayabilir ancak hastalığın şiddetini önemli ölçüde azaltır.
Panleukopenia (Feline Panleukopenia Virus - FPV) - Kedi Gençlik Hastalığı: Kedilerde görülen en ölümcül viral hastalıklardan biridir. Köpeklerdeki parvovirüs ile aynı familyadan olan bu virüs, hızla bölünen hücreleri hedef alır. Özellikle kemik iliği, bağırsaklar ve lenfoid dokuları etkiler. Belirtileri arasında yüksek ateş, şiddetli kusma, kanlı ishal, dehidrasyon, iştahsızlık ve bağışıklık sisteminin çökmesi yer alır. Hastalığa yakalanan yavru kedilerde ölüm oranı %90'a kadar çıkabilmektedir. Virüs oldukça dayanıklıdır ve çevrede aylarca hatta yıllarca canlı kalabilir.
Chlamydia (Chlamydophila felis): Bakteriyel bir enfeksiyon olan klamidya, öncelikle kedilerde göz enfeksiyonlarına (konjonktivit) neden olur. Tek göz veya her iki gözde kızarıklık, şişlik, sulanma ve çapaklanma ile kendini gösterir. Ayrıca hafif solunum yolu belirtileri de eşlik edebilir. Özellikle çok kedili ortamlarda ve yavru kedilerde yaygındır. Karma aşı içindeki klamidya bileşeni, hastalığın şiddetini azaltır ve yayılmasını engeller.
Ne zaman: 8-10 haftalıkken ilk doz uygulanır, 10-12 haftalıkken ikinci doz tekrarlanır. Yeterli bağışıklığın oluşması için iki doz arasında 2-4 hafta bulunmalıdır. Sonrasında yetişkin kedilerde yıllık tek doz aşı uygulamaları yeterlidir.
Kedi lösemi virüsü (FeLV), kedilerde en sık görülen kanser türlerinden birine neden olan ve bağışıklık sistemini baskılayan ölümcül bir retrovirüstür. Bu virüs, diğer kedilere tükürük, burun akıntısı, idrar, dışkı ve süt yoluyla bulaşır. En yaygın bulaşma yolu, enfekte bir kedinin ısırması veya ortak mama ve su kaplarını kullanmasıdır. Ana rahminde veya süt yoluyla da anneden yavruya geçebilir.
FeLV enfeksiyonu üç farklı şekilde seyredebilir. İlkinde kedi virüsü tamamen temizleyebilir ve sağlıklı kalabilir. İkincisinde virüs, kemik iliğinde gizli kalır ve ileride aktif hale gelebilir. Üçüncüsünde ise kalıcı enfeksiyon gelişir ve kedi ömür boyu virüs taşıyıcısı olur. Kalıcı enfeksiyon durumunda kedi, bağışıklık sisteminin baskılanmasına bağlı olarak tekrarlayan enfeksiyonlara yakalanır, anemi (kansızlık) gelişir, lenfoma gibi kanser türleri ortaya çıkar ve üreme sorunları yaşanır. Enfekte kedilerin çoğu, tanıdan sonraki 2-3 yıl içinde hayatını kaybeder.
Leukemia aşısı, çekirdek dışı (non-core) bir aşı olarak kabul edilir. Yani dışarı çıkan, başka kedilerle temas eden veya bilinmeyen FeLV statüsüne sahip kedilerle birlikte yaşayan kedilere kesinlikle önerilir. Tamamen iç mekanda yaşayan ve diğer kedilerle teması olmayan yetişkin kediler için risk düşüktür. Ancak yavru kediler FeLV'ye karşı daha duyarlı olduğu için genellikle tüm yavru kedilere önerilir.
Ne zaman: 9-11 haftalıkken ilk doz uygulanır, 11-13 haftalıkken ikinci doz tekrarlanır. İki doz arasında 2-4 hafta bulunmalıdır. Sonrasında risk devam ediyorsa yıllık tek doz aşı uygulamaları yeterlidir. Aşıya başlamadan önce kedinin FeLV yönünden test edilmesi önerilir, çünkü zaten enfekte olmuş bir kediye aşı yapmanın faydası yoktur.
Kuduz aşısı, ülkemizde kedi sahipleri için kanuni olarak zorunlu olan tek aşıdır. Kuduz, hem kediler hem de insanlar için ölümcül zoonotik bir viral hastalıktır. Kuduz virüsü, enfekte bir hayvanın ısırması veya tükürüğünün açık yara veya mukoza ile teması yoluyla bulaşır. Kedilerde kuduz belirtileri arasında davranış değişiklikleri (normalde uysal olan kedi agresifleşebilir veya vahşi kedi aşırı uysallaşabilir), aşırı salya akıtma, yutma güçlüğü, fotofobi (ışıktan kaçınma), nöbetler ve felç yer alır. Hastalık klinik belirtiler ortaya çıktıktan sonra kesinlikle tedavi edilemez ve ölümle sonuçlanır.
Kediler, kuduza yakalandıklarında genellikle vahşi hayvanlardan (özellikle tilki, kurt, yarasa ve başıboş sokak hayvanları) enfekte olurlar. İç mekanda yaşayan bir kedinin dahi eve giren yarasa gibi vahşi bir hayvan tarafından ısırılması mümkün olduğu için tüm kedilere kuduz aşısı yapılması önerilir. Ayrıca kuduz aşısı yaptırmayan kedi sahiplerine idari para cezası uygulanabilir ve kedi ısırma vakalarında karantina veya itlaf gibi ciddi yaptırımlar söz konusu olabilir.
Ne zaman: 12-14 haftalıkken uygulanması önerilmektedir. 3 aydan küçük yavru kedilere kuduz aşısı kesinlikle uygulanmaz. Sonrasında yıllık tek doz aşı uygulamaları yeterlidir. Kuduz aşısı canlı virüs içermeyen inaktive (ölü) aşı formundadır ve hamile kedilere de uygulanabilir.
Parazit uygulamaları, aşılar kadar önemli olmakla birlikte, doğrudan bir aşı değildir. Ancak parazitler kedinin bağışıklık sistemini baskı altına aldığı için aşılamadan önce mutlaka parazit tedavisinin tamamlanmış olması gerekir. Aksi halde bağışıklık sistemi zayıf olan bir kediye yapılan aşı, istenen korumayı sağlayamayabilir.
İç Parazitler: Kedinin sindirim sisteminde bulunan tenya (dipylidium), kancalı kurt (ancylostoma), yuvarlak kurt (toxocara), şerit (taenia) ve kancalı kurt gibi parazitlerdir. İç parazitler, kedinin besinlerden yeterince faydalanmasını engeller, bağırsaklarda tıkanıklık, kanama, ishal, kusma, karında şişlik, iştahsızlık, halsizlik ve soluk mukoza zarlarına neden olabilir. Bazı iç parazitler (toxocara gibi) insanlara da bulaşabilen zoonozdur. Özellikle çocuklu evlerde iç parazit takvimi çok daha önemlidir.
Dış Parazitler: Bit, pire, kene, uyuz böceği gibi dış parazitlerdir. Pireler, kedinin derisinde yoğun kaşıntı, tüy dökülmesi, alerjik dermatit ve şiddetli vakalarda anemiye neden olur. Ayrıca pireler tenya parazitinin ara konağıdır; kediler kendilerini temizlerken pireleri yutarlar ve iç parazit kaparlar. Keneler ise özellikle Lyme, babesiosis ve ehrlichiosis gibi ciddi hastalıkların taşıyıcısıdır.
Ne zaman: Yavru kedi 6-8 haftalıkken genel kontrol ile birlikte ilk iç ve dış parazit uygulaması yapılır. Parazit uygulamaları, kedinin yaşam koşullarına bağlı olarak 2-3 ayda bir düzenli olarak tekrarlanmalıdır. Dışarı çıkan, avlanan veya çok kedili ortamlarda yaşayan kedilerde parazit uygulama sıklığı 1-2 aya kadar düşürülebilir.
Karma, lösemi ve kuduza ek olarak, risk grubundaki kediler için önerilen bir diğer aşı da Feline Immunodeficiency Virus (FIV) aşısıdır. FIV, bağışıklık sistemini baskılayan ve insan AIDS'ine benzer bir tablo oluşturan ölümcül bir retrovirüstür. Virüs genellikle enfekte bir kedinin ısırması yoluyla bulaşır. Özellikle dışarı çıkan, bölgesel kavgalara giren erkek kediler yüksek risk altındadır.
FIV aşısı, birçok ülkede bulunmakla birlikte etkinliği tartışmalıdır ve rutin önerilmez. Ayrıca bu aşı, kedinin FIV antikor testinde pozitif çıkmasına neden olur. Yani aşılı bir kedi daha sonra FIV testi yaptırdığında, gerçekte virüs taşımıyor olsa dahi test sonucu pozitif çıkabilir. Bu durum, sahipsiz hayvan barınakları veya yeni sahiplendirme süreçlerinde karışıklığa yol açabilir. Bu nedenlerle FIV aşısı ülkemizde yaygın olarak uygulanmamaktadır. Uygulanacaksa bile mutlaka aşı öncesi test yapılmalı ve aşının riskleri veteriner hekimle detaylıca konuşulmalıdır.
Feline Infectious Peritonitis (FIP), koronavirüs ailesinden bir virüsün neden olduğu, neredeyse her zaman ölümcül seyreden bir hastalıktır. Ancak FIP aşısı, günümüzde birçok veteriner hekim tarafından önerilmemektedir. Bunun birkaç nedeni vardır. Öncelikle aşının etkinliği sınırlı ve tartışmalıdır. Ayrıca aşı, yalnızca belirli koronavirüs suşlarına karşı koruma sağlarken FIP'ye neden olan mutasyon geçirmiş suşlara karşı koruma sağlamayabilir. Dünya Küçük Hayvan Veteriner Hekimleri Derneği (WSAVA) ve Amerikan Kedi Hekimleri Derneği (AAFP), FIP aşısını rutin aşı programlarına dahil etmemektedir. FIP'den korunmanın en etkili yolu, hijyen kurallarına dikkat etmek, stresi azaltmak ve çok kedili ortamlarda bulaşmayı engellemektir.
Aşağıdaki takvim, yavru kedinizin bağışıklık sistemini en doğru şekilde oluşturmak için veteriner hekimler tarafından önerilen standart uygulamayı göstermektedir. Bu takvim, yavru kedinin anne sütünden aldığı antikorların seviyesine, kedinin genel sağlık durumuna ve yaşam koşullarına göre veteriner hekim tarafından hafta kaydırmalı olarak değiştirilebilir. Parazitler kedinizin bağışıklık sistemini baskı altına aldığı için öncelikle parazit tedavisi uygulanmakta ve kedinin bağışıklık sistemi güçlendirilmektedir.
6-8 Hafta: Genel Kontrol + İç ve Dış Parazit Uygulaması. Parazit uygulaması 2 ayda bir düzenli olarak tekrarlanır. Bu ilk ziyarette ayrıca kedinin genel sağlık durumu değerlendirilir, ateşi ölçülür, göz, kulak, diş ve tüy kontrolü yapılır.
8-10 Hafta: Genel Kontrol + Karma Aşısı I. Doz. İlk karma aşı dozu uygulanır. Bu dozda özellikle panleukopenia (gençlik hastalığı) bileşeni kritik öneme sahiptir.
9-11 Hafta: Genel Kontrol + Leukemia Aşısı I. Doz. Lösemi aşısının ilk dozu uygulanır. Aşı öncesi kedinin FeLV yönünden test edilmesi önerilir.
10-12 Hafta: Genel Kontrol + Karma Aşısı II. Doz. Karma aşının ikinci ve rapel (hatırlatma) dozu uygulanır. Bu dozdan sonra yavru kedi temel seviyede bağışıklık kazanmaya başlar.
11-13 Hafta: Genel Kontrol + Leukemia Aşısı II. Doz. Lösemi aşısının ikinci ve rapel dozu uygulanır. İki doz arasında en az 2, en fazla 4 hafta bulunmalıdır.
12-14 Hafta: Genel Kontrol + Kuduz Aşısı. Kuduz aşısı, 3 aydan küçük yavru kedilere kesinlikle uygulanmaz. Bu aşı yasal zorunluluktur ve mutlaka yapılmalıdır. Aşı sonrasında kuduz aşısı kartı ve küpe numarası kayıt altına alınır.
1 yaşını doldurmuş yetişkin kedilerde bağışıklığın sürdürülebilmesi ve yasal yükümlülüklerin yerine getirilebilmesi için yıllık olarak düzenli sağlık kontrolü eşliğinde aşağıdaki aşıların tekrarlanması önerilir:
1 Karma Aşı: Yetişkin kedilerde yıllık tek doz olarak uygulanır. Özellikle panleukopenia bileşeni ömür boyu koruma sağlasa da rhinotracheitis ve calicivirus bileşenlerinin yıllık olarak tekrarlanması önerilir.
1 Leukemia Aşısı: Sadece riskli kedilere (dışarı çıkan, başka kedilerle temas eden, bilinmeyen sağlık geçmişine sahip kedilerle yaşayan) uygulanır. Tamamen iç mekanda ve tek kedi olarak yaşayan yetişkin bir kediye lösemi aşısı yapılmasına gerek yoktur. Karar veteriner hekim tarafından risk analizi yapılarak verilmelidir.
1 Kuduz Aşısı: Tüm yetişkin kedilere yıllık olarak uygulanması yasal zorunluluktur. Kuduz aşısı yaptırmayan kedi sahiplerine idari para cezası uygulanabilir.
Aşı uygulamasından önce yavru veya yetişkin kedinizin genel sağlık durumu mutlaka veteriner hekim tarafından değerlendirilmelidir. Ateşi olan, ishal veya kusma şikayeti bulunan, üst solunum yolu enfeksiyonu belirtileri gösteren (hapşırma, burun akıntısı, göz çapaklanması), bağışıklık sistemi baskılanmış (FIV veya FeLV pozitif) veya yakın zamanda ciddi bir hastalık geçirmiş bir kediye aşı yapılmamalıdır. Aşı öncesi mutlaka iç ve dış parazit uygulamasının tamamlanmış olması gerekir, çünkü parazitler bağışıklık sistemini zayıflatır ve aşının etkinliğini düşürür.
Aşı sonrası ilk 24-48 saat içinde hafif halsizlik, iştah azalması, enjeksiyon bölgesinde hassasiyet, hafif ateş veya birkaç saat süren uyuklama hali görülebilir. Bu normal aşı reaksiyonlarıdır ve genellikle kendiliğinden geçer. Kedinize bu süreçte bol su ve sevdiği mamadan küçük porsiyonlar halinde vermeye devam edebilirsiniz. Ancak yüzde şişlik (özellikle göz kapakları ve dudaklarda), nefes almada güçlük, şiddetli kusma ve ishal, diş etlerinde solarma, vücutta kurdeşen benzeri kabartılar veya bilinç kaybı gibi alerjik reaksiyon belirtileri ortaya çıkarsa acilen veteriner hekime başvurulmalıdır. Bu tip ciddi alerjik reaksiyonlar nadir görülmekle birlikte hayati tehlike oluşturabilir.
Ayrıca kedilerde nadir de olsa aşıya bağlı sarkom (aşı ile ilişkili fibrosarkom) olarak bilinen bir yan etki görülebilir. Bu nedenle günümüzde aşılar genellikle kuyruk, bacak gibi daha az hayati bölgelere ve her aşı farklı bir bölgeye yapılmaktadır. Aşıdan aylar hatta yıllar sonra bile enjeksiyon bölgesinde 2 cm'den büyük, büyümeye devam eden veya 3 ay içinde kendiliğinden kaybolmayan bir şişlik fark ederseniz mutlaka veteriner hekiminize danışmalısınız.
Parazit uygulamaları, kedinin yaşına ve yaşam koşullarına bağlı olarak periyodik olarak tekrarlanmalıdır:
Yavru Kediler: 2-3 hafta arayla 6 aylık olana kadar düzenli olarak iç parazit uygulaması yapılır. Dış parazit (pire, kene) uygulaması ise 8 haftalıktan itibaren aylık olarak yapılabilir.
Yetişkin Kediler (İç Mekan): İç parazit uygulaması yılda 2-4 kez (3-6 ayda bir), dış parazit uygulaması ise iç mekanda yaşayan bir kedi için genellikle gerekli değildir. Ancak eve pire getirebilecek başka evcil hayvanlar (özellikle köpek) varsa dış parazit uygulaması da yapılmalıdır.
Yetişkin Kediler (Dış Mekan veya Çok Kedili Ortam): İç parazit uygulaması yılda 4-6 kez (2-3 ayda bir) yapılmalıdır. Dış parazit uygulaması ise özellikle bahar ve yaz aylarında aylık olarak düzenli şekilde uygulanmalıdır.
Aşılar gerçekten her yıl tekrarlanmalı mı? Güncel uluslararası protokollere göre bazı çekirdek aşılar (özellikle panleukopenia) bağışıklık süresi 3 yılı bulan kediler için her yıl değil, 3 yılda bir uygulanabilir. Ancak ülkemizde yasal zorunluluktan dolayı kuduz aşısı her yıl yapılmak zorundadır. Rhinotracheitis, calicivirus gibi solunum yolu virüslerine karşı yıllık rapel dozlar önerilmektedir. Bu konuda veteriner hekiminizle kedinizin yaşam tarzına göre en uygun planlamayı yapmalısınız.
Anne sütü alan yavru kedi aşı olmadan korunur mu? Anne sütü, özellikle ilk 24-48 saatte alınan ağız sütü (kolostrum) sayesinde yavruya geçici antikorlar sağlar. Bu antikorlar yavruyu ilk haftalarda korur ancak 6-16 haftalar arasında giderek azalır. Bu nedenle aşılamaya 8. haftada başlamak doğrudur ve kesinlikle "anne sütü alıyor o yüzden aşı yapmama" gibi bir yaklaşım kabul edilemez. Anne antikorları aynı zamanda aşının etkinliğini de azaltabilir, işte bu nedenle karma aşı 2-4 hafta arayla iki doz (bazen yüksek riskli ortamlarda üç doz) olarak uygulanır.
Hamile bir kediye aşı yapılabilir mi? Hamile kedilere kesinlikle canlı virüs içeren aşılar (bazı karma aşı formülleri gibi) yapılmamalıdır çünkü bu virüsler plasentayı geçerek yavrulara zarar verebilir. Ancak inaktive (ölü) virüs içeren kuduz aşısı ve bazı inaktive karma aşılar, veteriner hekimin onayı ile zorunlu durumlarda hamile kedilere yapılabilir. Hamile bir kedi sahiplendiyseniz veya kedinizin hamile olduğunu fark ettiyseniz, aşı takvimi konusunda mutlaka veteriner hekiminize danışmalısınız.
Kedim tamamen evde yaşıyor, aşı yaptırmasam olur mu? Tamamen iç mekanda yaşayan bir kedinin bile kuduz, solunum yolu enfeksiyonları ve panleukopenia gibi hastalıklara yakalanma riski sıfır değildir. Kuduz virüsü eve giren bir fare, yarasa veya böcek ile bile bulaşabilir. Panleukopenia virüsü, kedi sahibinin ayakkabısı veya kıyafeti ile eve taşınabilir. Ayrıca veteriner kliniğine yapılacak bir ziyaret, kedi otelinde kalma veya acil bir durumda geçici barınma gibi senaryolarda aşısız bir kedi büyük risk altındadır. Yasal olarak zorunlu olan kuduz aşısı dışında, karma aşının da en azından yavruluk döneminde tamamlanmış olması ve her yıl tekrarlanması şiddetle önerilir. Lösemi aşısı ise tamamen iç mekanda ve tek kedi olarak yaşayan yetişkin bir kedi için zorunlu değildir.
Aşı takvimi dışında düzenli olarak yapılan iç ve dış parazit uygulamaları da kedinizin genel sağlık durumu için kritik rol oynar. Parazitler sadece kedinizin sağlığını tehdit etmekle kalmaz, aynı zamanda birçok parazit türü insanlara da bulaşabilen zoonoz özelliği taşır. Her kedi farklıdır ve aşı programı öncesinde mutlaka bir veteriner hekime danışılmalıdır. Kedinizin ırkı, yaşı, yaşam tarzı, beslenme durumu, daha önce geçirdiği hastalıklar ve içinde bulunduğu çevresel koşullar, veteriner hekimin aşı takvimini belirlerken dikkate alacağı en önemli faktörlerdir. Yanlış zamanda veya eksik yapılan aşılar, kedinizi korumak yerine riske atabilir.